17.01.2009

Longest as you longi longi long

Pek çok insanın dilinden düşürmemekte ısrar ettiği "güldürürken düşündürme" hadisesinin aslında güldürürken düşündürmekten çok "gülmeyi düşündürme" olarak kullanılması gerektiği konusunda tartıştığımız günlerden birinde karşımda oturup ahkâm kesen güzel giyimli, belli ki iyi eğitimli ama biraz sabit fikirli, oturmasını kalkmasını bildiği gibi yemek yapmasını da bilen, etrafa ilk yardım sebebi sayılabilecek kadar güzel bir parfüm kokusu ve yüksek voltajda elektrik yayan, yazarak bazı şeyleri kağıt üzerinde anlatmaya başladığında parmaklarını görüp böğrüme saplanmaları için dualar ettiğim ve biraz daha o gözleriyle bana bakarsa güldürmeyi düşündürmeyi falan değil adımı bile unutup güldür güldür aşık olup, kedi olup, paspas olup, altımda sakladığım malikanemin dış duvarındaki büyük çelik kapının anahtarını çıkartıp küt diye kafasına atacağım, tamamıyla bir zerafet abidesine bakar gibi baktıran akla mantığa zarar tavırlarıyla etrafındaki herkesin ilgisini üzerinde toplayan bu insan olamayacak kadar kusursuz varlıkla herhangi bir konuda konuşmaya çalışmak, üzerinden yüzlerce kamyon geçtikten sonra ayağa kalkıp yürümeye benziyordu.

Taslak olarak kalmış, reklamcılığın ilk derslerinden biri olan uzun cümle yazabilme öğretisine haiz olan ben kendim ve şahsımla birlikte uzun aylar öncesinde yazdığım bir cümleydi bu. Taslak kalmasın, taslaklara özgürlük. Taslak taslakça sıra sana taslakcak.

Hiç yorum yok: