6.05.2009

Kabotaj Zeta Zort

Selam günlük, boğazlarım yanıyor. Nasıl? Böyle de başlanmaz ki kardeşim bir yazıya. Boğazlarım yanıyormuş. Hem boğazlar nedir? Kabotaj.

Yahu çevremde hasta olup da bana hastalığını bulaştıramayan ilk insana karnıyarık yapacam valla. Bu nedir kardeşim. İlla birileri hasta olacak, illa gelip yanımda öksürecek hapşuracak, illa illa. Böyle de bir şarkı vardır günlük, ki hâlâ illa mıdır ille midir, nedir, ayrıca yine müdür müdür müdür onun kavgasındayım içten içe.

Hadi boğazlarımı geçtik, peki bu baş ağrısı nedir mirim? Zaten sabahtan beri bilumum koşturmacadan muzdaribim. Kafa birnoktabeş, bir de baş ağrısı gelsin. Gelin ulan gelin hepiniz gelin. Teker teker de gelmeyin, hepünüz birden çullanın üzerime. Hem de hepünüz, hepiniz bile değil.

Şu anda da kendimi tam bir müzikal terapiye sokurtmuş durumdayım. Akşam yemeğine kadar iyileştim iyileştim, ilaç almalıyım bu arada, Katarina Matarina bi'şeyler alsam belki biraz ekmek değil de pasta yiyebilirim o vakit. Neydi o kadının adı, Kraliçe Viktorinox muydu neydi bak gitti aklımdan, bunda kulaklarımda zoruldayan [zoruldamak da nedir?] In Flames'imizin The Hive'ının da etkisi büyük sanıyorum.

Anaaaa, bizim tavık ölmüş. Evet sevgili günlük, az önce mutfaktan bana doğru bağırılan habere göre uzun zamandır bahçemizde neden bir tavuk var sorunsalıyla beni başbaşa bırakan bu esrarengiz hayvanat bugün itibariyle kendini bilinmezliğe bırakmış. Ah güzel beyaz ligorin tavıkımız, bizi bırakıp da nerelere gittin, kaç yıl oldu saymadım köyden göçeli, 10 falan oldu sanırım. Olabilir. Olabilir çünkü geliş tarihi ile ilgili hiç net bilgi yok şu anda sulanmış beynimde. Hatta bir de horoz vardı da o daha erken gitti kavuştu rahmete. Tavukcuk da iyiden iyiye yaşlanmış yumurtlamayı bile unutmuştu hatta. Ne yapalım, güzel alengirli bir mezar mı yapalım yani şimdi? Yoksa kesip pişirip etlerini kedilere mi dağıtalım? Bizim tavuk, öldüğümde organlarımı kamu yararına bağışlıyorum diye bir kağıt gagalamış mıydı acaba? Sonuçta onlar da hayvan, acıkıyorlar, ihtiyaçları var. Etraf neden karanlık yahu, lambayı açsa ya biri? O biri ben olmalıyım.

Burada oturmuş karanlıkta dünden kalan soğuk pideleri yerken, bir yandan da kalkıp gidip sofrayı hazırlamalı diye düşünüyorum, kulağımda In Flames'in The Hive'i bitip, The World Within The Margin'i başlıyorken de artık iyiden iyiye ağrımaya başlayan boğazlarım için bir Katarin Zeta Zort bulmanın vakti geldi diyorum. Böyle haller içindeyim günlük. Halim hal değil. Hem de hiç.

Başlık da çok saçma oldu zaten.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

iyi olacak hastanın ayağına ne(kim) gelirmiş?

Monera dedi ki...

Ah doktor

Adsız dedi ki...

ya, ah doktor...

Monera dedi ki...

ah sevgili wolf, iyileşemiyorum efendim üzerinize afiyet.
[hâlâ daha aynı boğaz ağrısı] haftasonunu ipleçeker oldum.