Eve geldiğimde koridorda duran terliğin üzerinde bir tane hayvan gördüm. Aaa bu bizim ne zamandır ortalarda olmayan bukalemundu. Yazık hayvancağız sıcaklardan bunalıp kendini koridorlara atmış.
"Yahu aaa sen nereden çıktın bakayım" diye, mahallenin her küçük çocuğunu alıp mıncık mıncıklayan hanımteyzeler gibi bukalemuna yaklaştım. Tam tutacağım gövdesinin ortasından, ulen ne kıvrak havyan, fıtıfıtı hop kaçıyor. Gerçi yürüme özürlü bunlar, öyle bir çabalıyor ki hızlı yürümek için sanırsın ki uçacak birazdan. Ama yok, yer karolarının üzerinde bir buz pateni sporcusu edasıyla olmasa da, yani ayakta durmaya çalışan biri gibi ilerliyor.
Biraz ilerledi, hop oraya uzandım. Fıtıfıtı biraz daha ilerledi. Hop oraya da gittim. Fıtıfıtıfıtıfıtıfıt [bakınız hızlanıyor, neden çünkü halının üzerine geçti, orada daha hızlı yürüyor.] Baktım yakalayamayacağım bende bastım ezdim.
Hahahaha, yok yok lan ezer miyim, seviyoruz biz onu. Baktım yakalayamıyorum bıraktım nereye giderse gitsin diye. Hoşt dedim ayağımı yere vurdum, o da gitti mutfak balkonuna doğru fıtıfıtıladı.
Öyle işte günlük, hayata böyle heyecanlar lazım. :]
---
Edit:
Ünlü bukalemun uzmanı sayın doktor winston wolf'tan aldığımız bilgilere göre, bizim evde yaşayan bu canlının küçük bir kertenkele olduğu anlaşılmıştır. [Sayın mali polis, bu edit size, lütfen kapımıza falan dayanmayınız. kalbim var benim hık diye giderim, sebebim olursunuz.]
:]
2 yorum:
ben ne için burdayım efenim, sizler için.
maksat faydamız dokunsun:)
Ah doktor, Allah sizi başımızdan eksik etmesin :]
Yorum Gönder