Sevgili günlük, sana zorunluluktan netbuktan giriyorum, böyle sessiiiz, sakiiiin bir yazı oluyor. Şarkılarım da bilgisayarda kaldığından kelli şarkı da dinleyemiyorum. Ulan fan gürültüsü bile yok. Nasıl da alışmışım fan gürültüsüne. Tuş sesi desen pıt pıt diye. Pıt pıt diye tuş sesi mi olur, tuş dediğin vurduğu yerden ses getirmeli, hemi?
- Nerelisin?
- İstanbul.
- Ya baban nereli?
- İstanbul.
- Ya bırak şimdi, deden nereli?
- İstanbul.
- Ya aslen nerelisiniz geçicen sen onu.
- Şimdi benim babamın dedesi zamanında Özbekistan'dan...vıdıvıdı.
- Tabi abi vardır yani köken muhakkak biliyordum ben, İstanbul'lu olur mu hiç?
- Yok tabi Özbekistan'dan biz.
- Hıı göçmensiniz yani.
- Yok yok Japonuz aslında.
- Gözler çekik senin biraz zaten.
- Tabi gülünce kayboluyorlar zaten bak.
- Aaa valla.
- Lan yürü git.
Nereli olduğumu soran insanlara sürekli sülalemin seceresini anlatmak zorunda kalıyorum.
:]
[Az önce bir dizide benzer bir muhabbete rastladım da serbest çağrışım yaptı.]
3 yorum:
:))Bunu bende yazmalıyım.Soranlara cevap vermekte zorlanıyorum çünkü.
:] "Nereli olduğunu insanlara inandıramayanlar" grubuna hoşgeldiniz o zaman. Yazın tabi efenim, okuyan okumayan herkes öğrensin. :]
:] "Nereli olduğunu insanlara inandıramayanlar" grubuna hoşgeldiniz o zaman. Yazın tabi efenim, okuyan okumayan herkes öğrensin. :]
(az önce yazdım ama hala 1 yorum görünüyor ben de sinir oldum bir daha yazdım, bu da olmazsa bir kere daha yazacağım.)
Yorum Gönder