
30.09.2010
Ne işimiz var el alemin sitesinde?

Mim olayı
- Ritchie Blackmore gibi gitar çalmak isteyebilirdim.
- Şu milyondolarlık internet sitelerinden birini yapacak kadar kodlama bilgim olsun isteyebilirdim. :]
- Metallica gibi bir grup kuracak bir ortamım olsun isteyebilirdim.
- Lan dur iPhone4 de istiyorum arada onu da söyliyim. :)
- gibi gibi...
28.09.2010
Sancılı süreçler bizim işimiz! Vol:2
Haftasonu Dövmecisi ve Kitap Üzerine bir ikileme
26.09.2010
Fizy'ksel çıkarım Vol:15 (Gad dem fizy)
23.09.2010
Alt kimlik ve değişimlikler üzerine bir çıkarsama, ya da #yokdeve
Sevgili günlük, n’apanzi?
Bak mesela, şu kürdan meselesi. İnsan kalitesiz kürdanlar yüzünden sinir hastası olur da kendini rehabilitasyon merkezlerine kapatır da tedavi olmaya çalışır da yine de iyileşemez, o derece yani.
Çünkü niye; şimdi bu kalitesiz kürdan bi’ kere dayanıksız olur, dişlerinizin arasını vıcır vıcır kurcalarken (laan neler diyorum ben? Bu konuya nereden geldik biz be, öğük.) Velhasıl, kısaca, özetle, kürdan dediğin kaliteli olacak arkadaş, bence devlet buna bi’şey yapsın. Kürdanlar konusunda bir teftiş ekibi mi kurarlar, denetim mekanizması kurup ülkeye giren (hep Çin malı bunlar ya, çünkü memleketimizde her şeyin en iyisi var çünkü, çok iyi insanlarız biz çünkü, hiç öyle alavere dalavere yalan dolan olmaz bizde çünkü, her şeyimiz on numara çünkü ya o bakımdan hep Çin’e yüklen.) [kinayeyi sezz] [sezz] [sezdin mi?] (Efferim) (oha parantez içine yazarken cümlenin kendisini unuttum iyi mi?) Çünkü ülkeye giren çıkan yok, giren çıkan bize be azizim.
Neyse ne diyorduk? [Ve yazar, ohaha kendine yazar dedi, bu anda aslında hiçbi’şey demediğini fark eder, ama olsundur, böyle de güzeldir, böyle de iyidir.] Sonra efenim, ondan sonra, onbir.
Olabilir yani insanın dişinin arasında bi’şeyler kalabilir, ama onu çıkartmaya çalışırken kullandığı kürdan da kalır mıymış hiç insanın dişinin arasında kırılıp ezilip mezilip. Nıç nıç nıç. Dava etsem mahkemere koştuğuma değmez, çünkü çıkarttım, ama ne olacak şimdi benim bu son 10 dakikadaki haleti ruhiyem hı? Geri verebilir misin bana beyhude bir stresle geçen son on dakikamı he? Kime diyorum ha? (Hı’lar He’ler ve Ha’lar hep vurgu dalgası.) Kime diyorum Abidin? Mutluğuna bir resmine iki.
Neyse ne diyorduk? [Ve yazar burada kopyala yapıştır yapar.]
Geçen gün sevgili iPodTaç’ıma bişeyler oldu. Bir baktım Hesap Makinesi ikonunun olması gereken yerde sıkıntılı bir boşluk var. Böyle siyah bir kül biraz da duman gibi, aa dedim lan alet gitti. Hemen Taaşşuk-u Talat ve Fıtnat isimli nadide eseri açarak ne yapmam gerektiğine baktım. Ekran kaydırdım falan, aha? Şimdi de hava durumu ikonu gitti. “Lan noluyo laan!” demeye kalmadan, (Bakınız: Güneşin Oğlu filmi Haluk Bilginer) kapatıp açarsak düzelir mottosu aklıma geldi. Hemen bi kapattım açtım, bazinga! Düzeldi meret. Ona da bi’ aferim verdim hemen. Ödüllendireceksin arkadaşım böyle bi’daha bozulmasın diye.
Bitsin artık yeter. Öğle tatilimi de şunla geçirdim ya aferim bana. Kendimi de ödüllendireyim. Yiii-ha! Bi’de topuk dansı, bak nası heyecanlandım gene ya. Panika tak mı vara cababen de? :] (Yok lan ne alaka? Aksine bir boşvermişçilik, bir vurdumduymazcılık, bir bana dokunmayan falan sana otursunculuk var bende. (Çok iyi oldu çok da güzel oldu.)
Gerçekten herkesin bi’ popisi var mı? Herkesin popileri farklı mı? Herkesin değişimlikleri ne? :]21.09.2010
Sancılı süreçler bizim işimiz! Vol:1
19.09.2010
18.09.2010
16.09.2010
Vejetaryen olmuş gidiyorsun, beni manipüle ediyorsun, etme.
(Ve yazar tam bu anda aslında ne dediğini bilmediğini fark eder, bu da kendisini tarif edilmez üzüntülere gark eder, sonra atladığı gibi arabasına kendini evin ön kapısına park eder, dedeme sorsam en güzel döşeme parke der, birine güvensen iki dakika sonra çark eder, en sevdiğim hayal kahramanıdır Dark Vader.)
13.09.2010
şıpazım geçirenzi
12.09.2010
yiheyt #bencesuperfikir
11.09.2010
Ne gereksiz yazı
9.09.2010
Bir girift hallere girmişsin anlayamadım sevdiğim
8.09.2010
domatesbiber
Neyse, bu arada tam saat 13:00'te işten çıkacak olmanın verdiği huzurla internet sitelerinde dolaşırken, tam da saat 13:00'te iki göktaşının dünyayı sıyıracağı haberini okuyunca sarsılarak yıkıldı dünyam, domates biber patlıcan. İrkilerek düzeldim ve oturarak düşündüm.
Olm ya sıyırmazlarsa! Bir tane de değil, iki tane birden ya. "Haşırt tu dı bilekbord" kıvamında Mecidiyeköy'ün ortalık yerine dalıverirlerse? Tam işten çıkmış eve giderken, küt diye kafama göktaşı düşerse, eve ulaşamadan astro kalıntı haline gelirsem, böhühüevogue. Hatta asdfgh ile karışık adfghkjshd.
O değil de boş yere yarım gün çalışmış olacağız ya. Ne fena. Düşecekse de erken düşse bari, boş yere mesai harcamasak.
Ondan sonra onbirden sonra onikiden sonra bir. Hiç zaman geçmiyor, acaba kendi kendimle toplantı düzenleyip gidip toplantı odasında uyusam mı? Saat de onbir oldu. Yiiha! Heyecan oldu sanki biraz. :]
Nipdot: Şuralara bir uzay gemisi falan inse de hayatımıza hareket gelse (Bir de mesela "şilep" lafı çok hoşuma gitmiştir, gemi deyince aklıma geldi ne alakası varsa.)
7.09.2010
6.09.2010
Çelik gibi irade var bende
5.09.2010
Benim görevim Jim;
4.09.2010
Aslında sorun sende değil senin gibilerde
Fizy de engellensin lütfen, olmaz böyle...
1.09.2010
Tam da saçmalama anıma denk geldi
Sosyal Sorumluluk Kokan Bir Yazı
Bu seferki dolandırıcı vatandaşlarımızın gündeminde Pepsi var. Evet hani şu, Seda Sayan’lı übersonik reklamlar vardı. “Pepsii yaşatır senii pepsii” diyerek, zaten az olan pepsi müşterilerini de kaybetmesine neden olduğu angut reklam, hatta şimdi de Kenan İmirzalıoğlu’nun davul çaldığı, evet evet bildin.
İşte bu Seda Sayan’lı reklamda bahsedilen, 10.000 TL para ödülü ile ilgili bir dolandırıcılık mesajı dolaşıyor bu aralar cep telefonlarında. Mesaj metni şöyle;
Değerli abonemiz, Pepsi Yaşatır Seni +5757 (pardon ama bu nedir?) kampanyası başlattığı son cep çekiliş sonucu hattınız 10.000 TL para ödülü kazanmıştır. Bilgi İşlem için (vıdıvıdı burada cep telefonu numarası var iki tane) arayın. Turkcell ve Vodafone Merkezleri K”Emirzalıoğlu
Acemi ellerden çıkmış olduğu daha ilk cümlesinde anlaşılan bu mesaj ile dolandırıcılık yapmaya çalışan siz ilerizekalı dolandırıcı arkadaşlar, ünlü bir Amerikan atasözünü size hatırlatmak istiyorum; Fakyu! :]
Bakın şuraları düzeltirseniz, mesajınız daha bir inandırıcı olur;
Birincisi: Şu cep telefonunun görünmesi olayını bir türlü çözemediniz hala, bari karizma bi’ numara bulun o numaradan atın mesajları. 0539’lu numaradan kampanya mesajı mı gelirmiş? :]]
İkincisi: +5757 nedir? Bence bu büyük bir muamma.
Üçüncüsü: Bilgi İşlem’i neden arıyorum? Bu tip durumlarda Bilgi İşlem aranmaz, Müşteri Hizmetleri aranır.
Dördüncüsü: Mesajdaki cümlelerde anlatım bozuklukları ve kelime hataları var, bunlar beni çok güldürüyor. Bunları düzeltelim.
Hadi bi’ de beşincisi: K.Emirzalıoğlu kim lan? :]]
Ola ki zamanında Pepsi için böyle bir mesaj falan göndermiş ve 10.000TL çıkmasını bekliyor olabilirsiniz. Ancak emin olun 10.000 TL kazandığınızı belirten mesaj bu mesaj değil. Aramayın. Ararsanız da inanmayın.
Sosyal sorumluluk kokan bu yazımız da tüm Pepsi severlere armağan olsun. :]]



